Geçmişte İstanbul'a Istıranca ormanlarından su taşıyan kemerlerin
en güzel örnekleri Kemerburgaz çevresindedir. Bu kemerler zamana ayak
direyen birer mimarlık harikasıdır.
Roma ve Bizans dönemlerinde de kullanıldığı söylenen kemerlerin önemli
bir bölümü Mimar Sinan eseridir. Kemerleri görmek, suyun öyküsünü
öğrenmek için insanların yıllardır ilgisini çeken bir bölgedir.
Sadece Kemerburgaz'ın 1,5 km. kuzeybatısındaki Uzun Kemer'in çok az
bir bölümünün Roma temelleri üzerine kurulduğu biliniyor. Kemerburgaz'da
bugün görülebilecek diğer su kemerleri ise şöyledir: Kemerburgaz'ın
5 km. kuzeybatısındaki Manglava çayırında bulunan Mağlova kemeri,
1,5 km. güneydoğusunda yer alan Eğri Kemer (Hasdal Askeri Kışlası
yanından geçen yolla Kemerburgaz'a gelindiğinde yolun altından geçtiği
kemer), 7 km. güneyinde ve Cebeciköy'ün 1,5 km. doğusundaki Cebeciköy
ya da Güzelce Kemeri.
Hamidiye, Kum suyu, Binbaşı suyu, Kemer suyu gibi önemli kaynak suları
hâla bu bölgede bulunuyor.
Kemerburgaz'a birkaç yoldan gidilebilir. Belgrat ormanı içinden geçen
Kilyos yoluyla;
Büyükdere'den Sarıyer yoluna dönerek Çayırköy üzerinden ve E-6 otoyolunun
Okmeydanı-Kağıthane ayrımından çıkarak, Hasdal kışlasının yanından.